Suçu ve Suçluyu Övme Suçu
Toplumda barışın korunması ve hukuk düzenine duyulan güvenin sarsılmaması için yasalarımız bazı sınırlamalar öngörmüştür. Bu sınırlamalardan en çok tartışılanı ise suçu ve suçluyu övme suçudur. Vatandaşlarımızın çoğu, sosyal medyada veya günlük hayatta bir fikri savunurken hangi noktada suç işlediklerini tam olarak kavrayamayabilirler. Türk Ceza Kanunu’nun 215. maddesinde düzenlenen bu suç, özünde bir suçu veya kesinleşmiş bir mahkumiyeti bulunan bir kişiyi yüceltmeyi yasaklamaktadır. 2026 yılı itibarıyla dijital etkileşimin ulaştığı devasa boyutlar, bir paylaşımın binlerce kişiye ulaşmasını sağladığından, hukuki sorumluluklar da artmıştır. Bir hukukçu olarak belirtmeliyim ki, düşünceyi açıklama özgürlüğü ile suçun övülmesi arasındaki ince çizgi, kamu düzenini korumak adına büyük bir hassasiyet taşır. Bu makalede, hangi ifadelerin suç sayıldığını, yargının bu konudaki güncel bakış açısını ve olası yaptırımları detaylarıyla inceleyerek, karmaşık görünen bu süreci vatandaşlarımız için netleştireceğiz.
Suçu ve Suçluyu Övme Suçunun Unsurları
Bu suçun oluşabilmesi için öncelikle kesinleşmiş bir suçun varlığı gereklidir. Yani, henüz davası devam eden veya hakkında beraat kararı verilmiş bir kişi hakkında yapılan övgü dolu açıklamalar bu suçu oluşturmaz. Kanun koyucu burada iki farklı seçimlik hareket belirlemiştir: Ya işlenmiş bir suç somut olarak övülmeli ya da işlemiş olduğu bir suçtan dolayı bir kişi yüceltilmelidir. Önemli olan nokta, övgünün soyut bir suça değil, gerçekleşmiş ve mahkemece tescillenmiş somut bir vakaya yönelik olmasıdır. Örneğin “hırsızlık iyidir” demek ahlaken tartışılsa da bu suçun konusuna girmezken, kesinleşmiş bir hırsızlık vakasını ve o olayın failini sırf bu eylemi nedeniyle övmek suç oluşturur.
Aleniyet (açıklık) şartı, bu suçun en temel direğidir. Yapılan övgünün belirlenemeyen sayıda kişi tarafından duyulabilir, görülebilir veya algılanabilir bir ortamda gerçekleşmesi şarttır. Kapalı devre bir mesajlaşma grubunda veya kişisel bir mektupta geçen ifadeler, başkalarına yayılma olasılığı taşımadığı sürece bu suç kapsamında değerlendirilemez. Ancak 2026 yılında herkesin erişimine açık sosyal medya hesapları üzerinden yapılan her türlü paylaşım, Youtube videoları veya bir gazetedeki köşe yazıları doğrudan aleniyet şartını sağlar. Yargıtay, cezaevi idaresi tarafından el konulan ve dışarı sızmayan mektuplarda bu şartın oluşmadığına karar vererek, suçun sınırlarını netleştirmiştir.
Son olarak, suçun cezalandırılabilir olması için açık ve yakın tehlike kriterinin gerçekleşmesi gerekir. Yani, yapılan övgünün toplumda bir infial yaratma, kamu düzenini bozma veya yeni suçların işlenmesine zemin hazırlama ihtimali somut bir risk olarak ortaya çıkmalıdır. Bu kriter, her olayın kendi şartlarına, failin toplum üzerindeki etkisine ve kullanılan ifadelerin şiddet dozuna göre mahkemece takdir edilir. Eğer söylenen sözler sadece bir değer yargısı içeriyor ve toplumsal barışı sarsacak bir tehlike yaratmıyorsa, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi hukukun bir gereğidir. 2026 yılındaki mahkeme kararlarında, bu tehlike kriterinin “şiddeti teşvik” unsuruyla sıkı sıkıya bağlı tutulduğunu gözlemliyoruz.
Suçu ve Suçluyu Övme Suçunun Cezası (TCK 215)
Türk Ceza Kanunu uyarınca, suçu veya suçluyu alenen öven kişi, kamu düzeni açısından açık bir risk oluşması halinde iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanun metninde cezanın alt sınırı açıkça belirtilmediği için, TCK’nın genel hükümleri gereğince ceza en az bir aydan başlar. Yani mahkeme, olayın ciddiyetine göre 1 aydan 2 yıla kadar bir süre belirleyebilir. Eğer bu övme eylemi basın ve yayın yoluyla gerçekleştirilirse, verilecek ceza yarı oranına kadar artırılmaktadır. Bu durum, medyanın veya kitlesel paylaşım araçlarının toplum üzerindeki çarpan etkisinden kaynaklanan bir ağırlaştırıcı sebeptir.
| Suçun İşleniş Biçimi | Ceza Aralığı (2026) | Artırım Durumu |
|---|---|---|
| Basit Şekli (Sözlü/Pankart vb.) | 1 Ay – 2 Yıl Hapis | Yok |
| Basın-Yayın Yoluyla (Sosyal Medya/TV) | 1,5 Ay – 3 Yıl Hapis | Yarı oranında artırım uygulanır |
| Haber Verme / Eleştiri Amacı | Ceza Verilmez | İfade Özgürlüğü Kapsamındadır |
Cezai sorumluluğun en önemli istisnası haber verme ve eleştiri sınırlarıdır. Bir gazetecinin bir suçlunun yaşam öyküsünü anlatması veya bir akademisyenin suçun sosyolojik nedenlerini eleştirmesi, eğer suça özendirme amacı taşımıyorsa suç oluşturmaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay ilkelerine göre; çarpıcı, rahatsız edici veya şok edici fikirler bile şiddete teşvik içermediği sürece korunmalıdır. 2026 yılındaki güncel yargılamalarda, bir kişiye sadece “Sayın” demek gibi saygı ifadelerinin tek başına suçu övme sayılmayacağı, ifadenin bütününe ve şiddet içerip içermediğine bakılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Suçu ve suçluyu övme suçu nedeniyle mahkum edilen sanıklar için yasalarımız çeşitli alternatif infaz yöntemleri sunmaktadır. İlk olarak, verilen hapis cezası bir yıl veya daha az süreli ise mahkemece adli para cezasına çevrilebilir. Bu durumda sanık, belirlenen gün sayısı kadar parayı devlet hazinesine ödeyerek hapse girmekten kurtulur. 2026 yılı ekonomik koşullarına göre belirlenen günlük para cezası miktarları, sanığın maddi durumuna göre takdir edilmektedir. Bu yöntem, özellikle ilk kez suç işleyen ve pişmanlık duyan kişiler için yaygın olarak uygulanır.
Bir diğer önemli kurum Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)‘dır. Eğer verilen ceza iki yılın altındaysa ve sanık daha önce kasıtlı bir suç işlememişse, mahkeme bu kararı verebilir. HAGB ile sanık beş yıl boyunca denetlenir; bu sürede yeni bir suç işlemezse hakkındaki dava tamamen düşer ve sabıka kaydı temiz kalır. Benzer şekilde, cezanın ertelenmesi de mümkündür. Ertelemede ceza kesinleşir ancak sanığın cezaevine girmesi şarta bağlanarak ertelenir. 2026 yargı sisteminde bu suçlar için “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” gibi önleyici mekanizmalar da daha aktif kullanılmaktadır.
Şikayet Süresi ve Dava Zamanaşımı
Suçu ve suçluyu övme suçu, şikayete tabi olmayan bir suç türüdür. Bu durum, suçun işlendiği yönünde bir bilgiye ulaşan Cumhuriyet Savcılığı’nın herhangi bir kişinin şikayetini beklemeden (re’sen) soruşturma başlatacağı anlamına gelir. Bir kişi şikayetçi olup daha sonra vazgeçse dahi, kamu düzenini ilgilendiren bir mesele olduğu için dava devam eder. Herhangi bir şikayet süresi bulunmadığından, olaydan aylar sonra bile soruşturma açılması mümkündür.
Ancak bu yetki dava zamanaşımı süresiyle sınırlandırılmıştır. Suçu ve suçluyu övme suçu için olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren bu süre geçtikten sonra dava açılamaz veya devam edemez. 2026 yılında dijital arşivleme sistemlerinin çok gelişmiş olması, eski paylaşımların dahi zamanaşımı süresi içinde kalıp kalmadığının kolayca tespit edilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın geçmişe dönük paylaşımlarının da hukuki risk taşıyabileceğini bilmesi gerekir.
Uzlaşma ve Görevli Mahkeme
Bu suçun hukuki niteliği doğrudan toplumsal barışa ve kamu düzenine karşı olmasıdır. Bu nedenle, mağduru tüm toplum olarak kabul edilen suçu ve suçluyu övme suçu uzlaşma kapsamında değildir. Yani şüpheli ile herhangi bir şahsın el sıkışarak davanın kapanmasını sağlaması hukuken imkansızdır. Soruşturma aşaması tamamlandığında iddianame hazırlanır ve yargılama Asliye Ceza Mahkemesi‘nde gerçekleştirilir.
2026 yılı yargı pratiklerinde, bu tür davalar için basit yargılama usulü de uygulanabilmektedir. Bu usulde duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilebilir ve bu durum yargılama sürecini hızlandırır. Sanığın hak kaybına uğramaması için bu süreçte sunduğu yazılı savunmalar hayati değer taşır. Uzman bir avukat aracılığıyla yapılacak savunmada, kullanılan ifadelerin şiddet içermediği ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığı somut örneklerle açıklanmalıdır.
Örnek Savunma Dilekçesi
[İLGİLİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE] DOSYA NO: 2026/[Numara]
SANIK: [Ad Soyad] KONU: Suçu ve suçluyu övme iddiasıyla açılan davaya karşı yazılı savunmalarım hakkındadır.
AÇIKLAMALAR: Hakkımda düzenlenen iddianamede, sosyal medya üzerinden yaptığım bir paylaşım nedeniyle suçu ve suçluyu övme suçunu işlediğim iddia edilmektedir. Söz konusu paylaşımımda kesinleşmiş bir suçu veya suçluyu yüceltme kastım bulunmamaktadır. Paylaşımım, o dönemki toplumsal bir olaya ilişkin kişisel bir eleştiri ve değer yargısından ibarettir. İfadelerimde hiçbir şekilde şiddete teşvik, nefret söylemi veya suça özendirme unsuru yer almamaktadır. TCK 215 uyarınca suçun oluşması için gerekli olan “açık ve yakın tehlike” kriteri somut olayda gerçekleşmemiştir. İfade özgürlüğü ve AİHM kriterleri ışığında eylemim suç teşkil etmemektedir. Arz edilen nedenlerle beraatime karar verilmesini talep ederim.
İmza: [Ad Soyad]
Sıkça Sorulan Sorular
Bir suçlunun fotoğrafını paylaşmak suç mudur?
Sadece fotoğraf paylaşmak suç değildir; ancak fotoğrafın yanındaki ifadelerle suçlu yüceltiliyorsa ve bu durum kamu düzeni için tehlike yaratıyorsa suç oluşabilir.
Eski bir paylaşımım nedeniyle şimdi ceza alır mıyım?
Eğer paylaşımınız üzerinden 8 yıl geçmemişse ve suçun unsurlarını taşıyorsa soruşturma açılabilir.
Sadece “beğeni” (like) atmak bu suça girer mi?
Yargıtay uygulamalarında sadece beğeninin her zaman övme kastı taşımayabileceği belirtilse de, içeriğin vahametine göre hukuki incelemeye tabi tutulabilir.
Avukat Fatih Tahancı, 2015 yılında Hukuk Fakültesini tam burslu, onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını Ankara Barosu nezdinde; ceza hukuku, sigorta hukuku, tazminat hukuku, iş hukuku, icra hukuku ve idare hukuku konularına odaklanmış çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Fatih Tahancı Çankaya/Ankara’da bulunan Tahancı Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.